Medium.com ; Yeni Nesil Blogger'lık | İngilizce Geliştir

28 Nisan 2019 Pazar

Medium.com ; Yeni Nesil Blogger'lık

İnternete erişimi olan herkes birçok farklı yazıya denk geliyor, bu yazıları okuyor. Şu an bu siteye girip bu yazıyı okuyan siz değerli okuyucularım gibi. İçerik üreticilerin bu içeriklerini üretmedeki en önemli kamçılayan şey çok kişiye ulaşmak, diğer bir deyişle İnternette içerik üreten herkes çok okunmayı ve olabildiğince çok kişiden geri dönüş almayı ister.

Benim de kullanmakta olduğum Blogspot, Wordpress gibi siteler daha kapalı bir yapıya sahip olduğundan bu gibi platformlara okuyucu çekebilmek için arama motorlarına veya diğer sosyal ağlardan yapılan paylaşımlara ihtiyaç duyarız. Ancak Twitter, Facebook ve Youtube gibi platformlar sayesinde gerçekleşen bu sosyal medya devrimi ile yazdığımız yazılara neredeyse anında geri dönüş almaya başladık. İşte bu hızlı geri dönüş ihtiyacınızı karşılayan yapısı ile yeni nesil blog platformu Medium karşınızda. 
Medium.com İnceleme

Medium.com, Twitter'ın kurucularından (hayır Jack Dorsey değil) Evan Williams tarafından 2012 yılında yayın hayatına merhaba demiş bir sosyal medya platformu. Yalnızca 7 yıl önce kurulmuş olmasına şaşırdım. Çünkü böyle bir fikir çok daha önce yapılmalıydı gibi geliyor bana. Fikir vermesi açısından Wordpress 2003'te, Blogspot 1999'te açılmış.

Denildiğine göre Twitter'da 140 karakterden (tabii bu günümüzde artık 280 oldu) fazla söyleyecek sözü olanlar için açılmış bir site. Tıpkı Twitter gibi gücünü minimalist yapısından alıyor. Arkaya sade beyaz bir fon, göz yormayan başlık ve içerikler. Başta Instagram olmak üzere günümüzün en popüler uygulamalarının en sade olanlarının olması tesadüf değil, insanlar kafa dağıtmak için bu tarz uygulamlara girdiklerinden uzun uzadıya yazılarla karşılaşmak istemiyorlar, Instagram'da gezinirken içeriğin %80'inden fazlasının fotoğraf olması söz konusu içeriğin tüketilmesini oldukça kolaylaştırıyor. Birçok insan bu yazıyı okumak yerine Instagram'da vakit geçirmeyi tercih ediyor. Tabii bu farklı bir yazının konusu o yüzden uzatmayayım. :)

Medium.com da bence Twitter ile Blogger'ın harmanı bir site. Blogger'daki yazı tabanlı içerik üretebilmeyi Twitter'daki herkesin görebileceği bir platformda paylaşabilme imkanı bir araya gelmiş gibi.

Kullanımı da oldukça basit, tavsiyem bir üyelik açmanız yönünde, ister mail'le kaydolun, ister Twitter, Facebook vb. hesaplardan kaydolun. Daha sonra sistem ilgi alanlarınızı seçmeniz isteniyor. İlginizi çeken en az 3 konuyu belirledikten sonra kullanmaya başlayabiliriz. İsterseniz daha sonra da ilgi alanları ekleyip, çıkarma şansınız var.
Medium.com'un Kişiye Özel Ana Sayfalarından Biri

İlgi alanlarınızı yazdıktan sonra size o ilgi alanıyla alakalı güncel yazılar geliyor. İşte karşınızda basit anlaşılır biçimde yazılmış ilginizi çekebilecek İngilizce metinler, artık bunları okuyabilir, okurken hem öğrenir hem de İngilizcenizi geliştirebilirsiniz. Sitede sadece İngilizce yazılar yok bu arada, isterseniz Türkçe yazılar da okuyabilir veya siz de istediğiniz dilde içerik üretip sitede yayınlayabilirsiniz.

Medium.com'un Olumsuz Tarafları

Ne yazık ki Medium.com'un hoşuma gitmeyen birkaç özelliği oldu. Bunlardan en önemlisi, sitenin tamamen ücretsiz olmaması, ücretsiz bir biçimde sizin sınırlı sayıda makale okumanıza izin veriyor, sınırsız erişim istiyorsanız ayda 5 Dolar veya senelik 50 Dolar ücret ödemeniz gerekiyor. Sizi bilmem de ben bu tutarı yüksek buldum. Sonuçta The Economist vb. dergilerde yayınlanan seçkin makalelere erişim sağlamıyor, tamamen kullanıcıların oluşturduğu içerik için böyle bir ücret ödemek fazla gibi. Düşünün ekşi sözlük'teki kaliteli entry'lere sınırsız bir biçimde ulaşabilmek için ayda belli bir ücret ödemeye benziyor.

Tabii şöyle bir fark var, sitelerin kendilerini finanse edebilmelerinin iki yolu var, ya reklam alacaklar ya da abonelik sistemine geçecekler. Ekşi Sözlük vb. siteler reklam gösterme yolunu seçmiş iken, Medium reklam göstermek yerine abonelik sistemini benimsemiş, o nedenle abonelik için para istemelerini çok da açgözlülük olarak görmüyorum, ama benim tercihim abartmamak kaydıyla reklam göstermekten yana olurdu.

Tabii bu makale limitini aşmanın yöntemleri var, bilgisayar başındaysınız PrintFriendly isimli siteye girip, okumak istediğiniz Medium makalesinin linkini yapıştırmanız yeterli. Güncel kurla ayda 25-30 TL iyi bir para, USD ile kazanan biri olsam abone olurdum ama şu haliyle harcama önceliğim kendilerinde değil. Yine de maddi durumu elverişli olanların beğendilerse abone olmalarını isterim.

İçerik Üreticiler İçin Medium.com

Gelelim ben ve benim gibi blog sahipleri için Medium.com yazmaya değer bir platform mu. Birçok tanıdığım blogger'ı bırakıp Medium.com'a geçti, ancak ben burayı komple bırakıp Medium.com'a geçmeyi şu an için düşünmüyorum, Medium'da daha çok okuyucuya ulaşma imkanı bulunsa da Medium'daki blog'unuzu kişiselleştirme olanağı daha az ve şu an için Türkiye'den birisinin Medium.com'da para kazanma olanağı mevcut değil, çünkü yukarıda da belirttiğim üzere reklam barındırmıyor bu da içerik üreticisinin reklam gelirinden mahrum kalması demek, onun yerine yazınızın premium üyeler tarafından okunduğunuzda bellli bir mebla para kazanma sistemi getirilmiş fakat bu şu an için Türkiye'ye kapalı durumda. Umuyorum ki yakın zamanda açarlar.

Sonuç

Medium.com, sade yapısı ve barındırdığı zengin içerikle takip etmesi keyifli bir platform, İngilizce geliştirmek isteyen herkese bir hesap açıp ilgi alanlarını işaretleyerek ilgi alanlarıyla alakalı yazılar okumalarını tavsiye ederim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, her türlü görüş ve önerinize açığım, alttaki sosyal medya hesaplarından takibe almayı unutmayın. :)

Facebook sayfam için https://www.facebook.com/ingilizcegelistir/

Twitter sayfam için https://twitter.com/engingilizce

Instagram sayfam için https://www.instagram.com/engingilizce/ 

1 yorum:

  1. Bence orada bir iki zengin içerik yayınlayıp kendi sitemize okuyucu çekmek yapması en mantıklı şey olacaktır.

    YanıtlaSil