Doldurma Kelimelerin Kullanımı Yerine Yapılması Gerekenler | İngilizce Geliştir

4 Kasım 2018 Pazar

Doldurma Kelimelerin Kullanımı Yerine Yapılması Gerekenler

Konuşma esnasında zorlandığımız anda (bunun sebebi endişe veya dikkat dağınıklığı olabilir) doldurma kelimelere (filler word) dayanmak kolay olur. Bu kelimeler genellikle bize düşüncelerimizi açıklamadan hemen önce ufak bir düşünme fırsatı verir ve ayrıca kimi zaman dinleyicinin söyleceğimiz söze dikkat kesilmesi hususunda yararlı bir gösterge olabilir. Fakat bu kelimelerin aşırı kullanımında, doldurma kelimeler bizim için birer destek haline gelir. Akademik çevreler buna konuşma akıcılığını kaybetme (disfluency) demektedir. Bu da haliyle konuşmamızın güvenirliğini azaltarak vermek istediğimiz mesaja olan dikkati dağıtır.

Davranış bilimleri, yapay zeka ve veri üzerine yapılan araştırmalar optimum doldurma kelime kullanma aralığının dakikada 1 kez olduğunu göstermektedir. Fakat ortalama bir konuşmacı dakikada 5 doldurma kelime kullanmaktadır.

Şimdi isterseniz destek kelimelerinin konuşmacının konuşmasına ne şekilde riske attığından ve bu kelimeleri nasıl kelime dağarcığından çıkarabileceğimizden bahsedelim.


Destek Kelimelerle Yaşanan Sıkıntı
Konuşmacının kullandığı her üç kelimede bir doldurma kelime kullandığına o konuşmacıyı dikkatli dinlemek güç haline geliyor.  Ancak bu güçlüğün tam olarak ne derece olduğunu belirlemek zor olabilir. Veri tabanındaki 4000'den fazla iletişim örneği, konuşmacının doldurma kelimelerine ne kadar bel bağladığını ve bu kelimelerin izleyicilerin onları nasıl algıladıklarını belirlemek için analiz edildi. Doldurma kelimelerin aşırı kullanımının dinleyicileri pek çok yönden olumsuz etkileyebildiği tespit edilmesine rağmen, üç kritik faktörün aşırı doldurma kullanımı ile önemli ölçüde ters orantılı olduğu bulunmuştur.

  1. Mesajınızı etkili bir şekilde iletmek için dinleyici kitlenizin dikkatini ifadelerinizle çekmeniz gerekmektedir. Aşırı doldurma kelime kullandığınızda, her ne kadar duygusal bir hikaye ya da enteresan bir araştırma sonucu paylaşsanız bile bu dinleyicinin sizden uzaklaşmasına yol açar.
  1. Dinleyici sizin sanki bir arkadaşınızla konuşuyormuşçasına doğal bir şekilde konuştuğunuza ikna olmalı. Elbette çoğumuz günlük konuşmalarımız esnasında da doldurma kelimeler kullanırız, ancak bunları resmi bir konuşmaya taşıdığımızda, bu kelimeler sizi doğal konuşmanızdan uzaklaştırarak endişeli bir ruh haliyle konuşma ortaya çıkarmanıza sebep olur.
  1. Dinleyicinin mesajınızı almasını istiyorsanız, bu mesajı temiz, akla yatkın ve kolay anlaşılır hale getirmeniz gerekir. Ancak ne yazık ki, destek kelimelerle bezeli konuşmaları takip etmek dinleyiciler için zahmet verici hale geldiğinden, aşırı doldurma kelime kullanımı konuşmayı kolay anlaşılır olmaktan çıkarmaktadır.
Peki konuşmamız neden akıcı değil? Araştırmalar kelime kullanımları esnasında tereddütler yaşadığımızı, bunun da sebebinin zorunda olmadığı halde boşlukları doldurma gereksinimi yaşadığımızı söylemektedir. Örneğin “um” ve “ah” kelimelerini bir sonraki söyleceğimiz ifade öncesi “konuşma zemini” olarak kullanırız. “Ah” ifadesi genellikle kısa bir gecikme yaratırken, “Um” dediğimizde daha uzun bir gecikme görülür.

Destek Kelimelerini Ortadan Kaldırmak İstiyorsak, Durmayı Benimsemeliyiz
Çözüm ise çok basit, bu kelimeleri kullanmak yerine, konuşma esnasında ufak aralar vermek.
Araştırmalar gösteriyor ki, çoğu diyalog bazlı konuşmada kısa (0,20 saniyelik), orta (0,60 saniyelik) ve uzun (1 saniyeden uzun) esler verilmektedir. Önemli konuşmacılar konuşmaları esnasında genellikle 2-3 saniyelik hatta kimi zaman daha uzun süreli esler vermektedir. Fonetik veriler gösteriyor ki ortalama konuşmacı dakikada ortalama 3,5 duraklama yapmakta ve bu da yeterli olmamaktadır.

Bu anlaşılır bir durum. Duraklamalar kolay kolay benimsenemez. Birçok konuşmacı için, en ufak bir duraklama bile sonu gelmeyen bir sessizlik hissiyatı yaratır. Bunun sebebi konuştuğumuzdan daha hızlı düşünüyor olmamız. Araştırmalara göre, profesyonel bir konuşmacı dakikada ortalama 150 kelime konuşur, fakat Missouri Universitesi’nin yaptığı araştırmaya göre, dakikada ortalama 400 kelime düşünürüz.  (hatta kimileri için bu sayı 1.500 kelimeye kadar çıkar.)

Bu uyumsuzluk nedeniyle, konuşma esnasında zaman algımız genellikle bozulur ve birkaç saniyelik duraklama zihnimizde sonsuza kadar sürüyormuş hissine kapılırız.

Her ne kadar ilk başta böyle düşündürse de, doğru şekilde yapılan duraklamalar sizi doğal, sakin ve derli toplu gösterir ve şu üç şekilde yardımcı olur:

  • Düşünceleri Toplamak: Düşüncelerinizi bir anlık kaybettiğiniz anda, duraklamanız size tekrardan işleri yoluna sokma fırsatı verir. Söz konusu duraklama 5 saniyeden uzun olmadığı sürece, dinleyicide bu durum olumsuz bir intiba yaratmaz.
  • Gerginliği Yatıştırmak: Konuşmaya başlamadan önce kısa bir duraklama, topluluk önünde konuşma fobisi olanlar için yatıştırıcı bir etkisi olduğundan oldukça faydalıdır. Bu taktik konuşmanın icra edildiği esnada da kullanılabilir. Kendinizi gerilmiş hissettiğiniz zaman durun, ve derin bir nefes alın, ardından kaldığınız yerden devam edin.
  • Gizem Yaratmak: Duraklamalar esasında her zaman defansif bir taktik değildir. Stratejik bir şekilde planlanan duraklamalar, örneğin bir ifadeyi vurgulamak esnasında yapılan duraklamalar, ya da dinleyiciyi merak ettirmek adına yapılan duraklamalar, o konuşmanın dinleyicide olan etkisini artırıcı özelliğe sahiptir.

Destek Kelimelerini Ortadan Kaldırmanın Üç Yolu

Bir alışkanlığı değiştirmenin ilk yolu – Bu tırnakları yemek de olur ya da her cümleye “You know” ile başlamak da olur – farkında olmaktır. Aşırı kullanılan destek kelimelerinin hangileri olduğunu görebilmek için ister ses kaydı, ister video kaydı vasıtasıyla yaptığınız bir konuşmanın yazılı metnini analiz ederek en çok kullanılan destek kelimelerini çıkarmak gerekir. Bu kelimelerin ne olduğunu tespit ettikten sonra, günlük konuşma esnasında bu kelimeleri kullandığının farkına daha fazla varılacak. Burada o kelimeyi başka bir eylemle ilişkilendirmek faydalı olacaktır. Örneğin her “like” deyişinizde, bacağınıza vurabilirsiniz. Ya da bunu bir aile üyeniz sizin için yapabilir. 

Bir sonraki aşama, doldurma kelimenin dudağınızdan çıkma üzere olduğunu fark ettiğiniz an sessiz kalmaya çalışmak olmalı. Pratik için, o gün neler yaptığınızı anlattığınız bir ses kaydı alıp, doldurma kelimeler kullanmak yerine duraklama yapmayı deneyebilirsiniz.

Son olarak, elbette önceden hazırlık yapmanın önemini ne kadar vurgulasak az. Doldurma kelimeleri bu denli fazla kullanmamızın en büyük sebebi konuşma esnasında gergin olmamız. Hazırlıksız konuşmalar bizi daha gerginleştirir, bu da bir an önce sözcükleri söyleme isteği doğurarak, düşündüklerimizi unutmamıza sebep olur. Öte yandan konuşmaların her 1 dakikası için ortalama 1 saatlik hazırlık yapmamız gerekir, fakat Dr. Trey Guinn’e göre sunum öncesi en azından, 3 baştan sona tekrar yaparak konuşmalarımızın üstünden geçmemiz gerekmektedir.

Dikkatli ve etkili bir şekilde kullanıldığında, doldurma kelimeler sizi dinleyicilerinizle daha uyumlu hale getirebilir, nefesinizi tutmaya zaman ayırır ve önemli noktaları vurgular. Bu yüzden Google, AI asistanı Duplex'in en son sürümüne bile doldurma kelimeler ekledi. Fakat bu kelimeleri destek kelimeleri haline getirdiğimizde, endişeya da hazırlıksız durumlarla bir araya geldiğinde, sizin güvenirliğinize zarar verirlerBir sonraki sunumunuza hazırlanırken, en çok kullandığınız kelimeleri belirleyin ve bunları önlemek için kendinizi eğitin. Ardından, bir dahaki sefere bir seyircinin önünde olduğunuzda, sesi hava ile doldurmak yerine düşüncelerinizi toplamak için sessizlik kullanın.

Blog'umda yeni bir uygulamaya daha gitme kararı aldım. Bundan sonra sitede sadece kendi yazılarım değil internette okuduğum kaliteli ve faydalı olduğuna inandığım İngilizce yazıları sizler için Türkçeye çevirip sitede yayınlayacağım. Genellikle prestijli yayınlardan yapacağım bu çeviriler vasıtasıyla sizlere aynı zamanda kaliteli yayınların kaynaklarını da tanıtmış olacağım. Tabii çevirmen olmadığım için arada hatalarım çıkabilir, ayrıca bazı yerlerı atlamış veya çevirmemiş olabilirim. Artık mazur görün. :)

Bu yazının orijinali Harvard Business Review isimli dergide "How to Stop Saying “Um,” “Ah,” and “You Know” adıyla yayınlanmıştır.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, her türlü görüş ve önerinize açığım, alttaki sosyal medya hesaplarından takibe almayı unutmayın. :)

Facebook sayfam için https://www.facebook.com/ingilizcegelistir/

Twitter sayfam için https://twitter.com/engingilizce

Instagram sayfam için https://www.instagram.com/engingilizce/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme